Kaf ha ya ayn sad ile tecrübeleriniz, bilginiz nelerdir? Paylaşırsanız sevinirim. Gökyüzünü öpmek mümkün adlı kitapta geçiyor bu zikir sayısız zikrediliyor.. Kitap esma ül hüsna kitabı tavsiye ederim.
Kenzülarş duasının sırları Kenzül Arş Duası ve Sırları. Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: ”-Cebrail bana dedi ki: ”Ey Muhammed!Kim ömründe bir kere bu duayı okursa,Allahü Teala onu,Kıyamet Günü’nde yüzü ayın ondördü gibi parlak olarak haşreder.Hatta bütün insanlar onu bir peygamber veya melek sanırlar.Ben ve sen onun kabrinin üzerinde dururuz
Mülk(Tebareke) Suresi Havassı için Turhan. İnşirah suresinin Fazilet ve havassı için Elya. Fatihatül Fukara Duası ve Fazileti için Recep. Fatihatül Fukara Duası ve Fazileti için ünal. Kef Ha Ya Ayn Sad Meryem ilk 11 ayet İşari Tefsiri.
KafDaveti Duası. Tesirli Dualar. Kaf daveti, sınav larda başarı, sevilen kişiyle karşılıklı muhabbet hatta zehir etkisi gidermek gibi amaçlarla okunabilen çok tesirli dua dır. İçindekiler gizle. 1 Kaf Daveti. 2 Sınavlarda Başarı İçin. 3 Aşk Sevgi Muhabbet İçin Okunursa. 4 Yılan Zehrinin Etkisini Gidermek İçin.
Itis also said that Kaf is from the Generous (Karim), Ha is from the One who guides (Hadi), Ya is from Clement (Halim), 'Ayn from the One who possesses knowledge ('Alim), and Sad from the Truthful (Sadiq), or from the Veracious (Sudduq). It is also said that (Kaf. Ha. Ya. Ain. Sad) is an oath by means of which Allah swore.
Qnj7I1d. Evâil-i Suver Duası Fazileti ni öğrenelim lahutii arkadaşlarım...Aşağıda yazdığım ve Hazretı Muhyiddin-ı Arabi'nin telif buyurmuş olduğu “Evâil-i Suver” yani etkili dilek ve hacet duasını gece yatsıdan veya gece yarısından sonra kırk bir kere okuyan kimseye Cenabı Hakk her ne muradı varsa İhsan buyurur. Bu duayı vird edinen kimse her gün üç veya yedi defa okursa işlerinde büyük bir inkişaf ve terakki görür. Hasta ise şifaya kavuşur. Herhangi bir hastaya iyi olması için okunursa hasta biıznillah sıhhatine kavuşur. Eğer hastalık kanser, felç veya delilik de olsa biinayetillah mariz hastalığından kurtulur. Mahpus okursa halas olur. Bekar okursa iyi bir izdivaç yapar. Kısmeti bağlı oîan hanımlar okumaya devam ederlerse çok kısa zamanda kısmetleri açılır. Fakir okursa vüs ali hale erişir. Garip okursa vatanına döner, Borçlu okursa borcundan kurtulur. Mazlum okursa zalimin şehrinden halas olur ve zalim kısa gamanda helak olur. Hasılı akla gelen her şey bu dua ile biiznillah elde edilir. Bismillâhirrahmânirrahıym Allâhümnıe bi hakkı elif lam mîm ve elif lam mî m ve elif lam mî m sâd ve elif lam râ ve elif lam râ ve elif lam râ ve elif lâm mîm râ ve elif lam râ ve elif lâm râ ve kef hâ yâ aya sâd ve tâhâ ve tâ sın mîm ve tâ sîn ve tâ sîn mîm ve elif lâm mîm ve elif lâm mîm ve elif lâm mîm ve elif lâm mîm ve elif lâm mîm ve elif lâm mîm ve elif lâm mîm ve yâsîn ve sâd ve hâ mîm ve hâ mîm ve hâ mîm ayn sîn kaf ve hâ mîm ve hâ mîm ve hâ mîm ve hâ mîm ve kâf ve nün yâ hüve yâ men hüve yâ men lâ ılâhe illâ hüve rabbiğfir lî vensurnî vahfaznî va’sımnî vehdinî verşüdnî ilâ sevâis sırâtıvee’alnî mahbuben ve vecîben fld dünyâ vel âhıra ti vec’alnî lit müttekıyne imâma Allâhümme esbil aleyye kenefe sitrike vahcübnî an şirâri halkıke ve hul beynî ve beynez zerâyâ vel belâya yâ kef hâ yâ ayn sad ya hâ mîm ayn sın kâf kezâlike yûhıy ileyke ve itellezîne m in kablikellâhül azîzül hakim Hamım hamim hâmîm hâmîm hamım hâmîm hamim hümmel emru ve câen nasru fe aleynâ tâ yûnsarun Eûzü bi kelimâtillâhit tâmmâti min şerri mâ haleka ve zerae ve berae Bismillâhi hayrul esma i bismillâhi rabbit erdi ve rabbis semaî bismillâhillezî tâ yedurru measmihi şey’ün fil erdi ve lâ fıs semai ve hüves semıy’ul alîm Allâhümme kahhir men erâde kahrî bi ızzetike vaksım daimî bi batşike ve huz hakkıy men zalimenî bi ad like ve eıznî bi azametike ve kudratike an mekrihim ve keydihim ve sıhrihim ve an ğadabike ve satvetike ve heybetike ve nıkmetike fe inne men setertehû fe hüvc âminün mahfuz Allâhümme men erâde aleyye sûen fe rudde aleyhi ve men ramânî fe ehlikhü ve men kâdenî fe kidhü vedfa annî şerrahû va’sımnî an mekârihid dünyâ vel âhırati yâ maniu yâ dâfıu yâ hafıyzu yâ âsımü yâ daimü yâ bâkıy yâ kâdimü selâmün kavlen min rabbin rahıym selâm ün kavlen min rabbin rahiym selâmün kavlen min rabbin rahıym selâmün kavlen min rabbin rahıym selâmün kavlen min rabbin rahıym selâmün kavlen min rabbin rahıym selâmün kavlen min rabbin rahıym Ve sallellâhü ala seyyidinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihi ecmeıyn Tweet Paylaş
26. "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahmân'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de. 27. Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!" 28. "Ey Hârûn'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi." 29. Bunun üzerine Meryem, çocukla konuşun diye ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler. 30. Bebek şöyle konuştu "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı İncil'i verdi ve beni bir peygamber yaptı." 31. "Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti." 32. "Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı." 33. "Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selâm esenlik verilmiştir. 34. Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur. 35. Allah'ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece "ol!" der ve o da oluverir. 36. Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse yalnız O'na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur. 37. Fakat hıristiyan gruplar, aralarında ayrılığa düştüler.9 Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kâfirlerin hâline! 38. Bize gelecekleri gün gerçekleri ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler. 39. Onları, gaflet içinde bulunup iman etmezlerken işin bitirileceği o pişmanlık günüyle uyar. 40. Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler. 41. Kitap'ta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi. 42. Hani babasına şöyle demişti "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?" 43. "Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim." 44. "Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahmân'a isyankâr olmuştur." 45. "Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahmân tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum." 46. Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi. 47. İbrahim, şöyle dedi "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır." 48. "Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum." 49. İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık. 50. Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik. 51. Kitap'ta, Mûsâ'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resûl, bir nebî idi.10 52. Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık. 53. Rahmetimiz sonucu kardeşi Hârûn'u bir nebî olarak kendisine bahşettik. 54. Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resûl, bir nebî idi. 55. Ailesine namaz ve zekâtı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı. 56. Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebî idi. 57. Onu yüce bir makama yükselttik. 58. İşte bunlar, Âdem'in ve Nûh ile beraber gemiye bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân'ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı. 59. Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır. 60,61. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir. 62. Orada boş söz işitmezler. Yalnızca meleklerin "selâm!" deyişini işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır. 63. İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir. 64. Cebrail, şöyle dedi "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir." 65. Allah göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun? 66. İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak topraktan çıkarılacak mıyım?" der. 67. İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi? 68. Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz. 69. Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankâr olanları mutlaka çekip çıkaracağız. 70. Sonra, oraya girmeye en lâyık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz. 71. Ey insanlar! Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir. 72. Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş hâlde bırakırız. 73. Âyetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkâr edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler. 74. Biz onlardan önce, mal-mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helâk ettik. 75. Ey Muhammed! De ki "Kim sapıklık içinde ise Rahmân onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler. 76. Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de. 77. Âyetlerimizi inkâr edip "Bana elbette mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü? 78. Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahmân'dan bir söz mü almış? 79. Hayır! İş onun dediği gibi değil. Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız! 80. Onun ahirette sahip olacağını söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek. 81. Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref kaynağı olsunlar diye, Allah'tan başka ilâhlar edindiler. 82. Hayır! İlâhları, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve kendilerine düşman olacaklar. 83. Kâfirlerin başına, onları durmadan günaha ve azgınlığa tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi? 84. Ey Muhammed! Şu hâlde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak takdir ettiğimiz günleri sayıp durmaktayız. 85,86. Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahmân'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün! 87. Rahmân'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır. 88. Onlar, "Rahmân, bir çocuk edindi" dediler. 89. Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız. 90,91. Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir! 92. Hâlbuki Rahmân'a bir çocuk edinmek yakışmaz. 93. Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman'a kul olarak gelecektir. 94. Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır. 95. Onların her biri kıyamet günü O'na tek başına gelecektir. 96. İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, gönüllere bir sevgi koyacaktır. 97. Ey Muhammed! Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile indirip kolaylaştırdık. 98. Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?
kef ha ya ayn sad fazileti